Yaz aylarında ferahlatıcı buzlu içeceklerin tüketimi mevsim şartları nedeniyle artmaktadır. Bu içecekler arasında büyüleyici yakut kırmızısı rengi ile hibiskus oldukça popülerdir. Böylece damak tazeleyen bir lezzet olmanın yanı sıra geleneksel tıpta da güçlü şifacılar arasındadır. Halk arasında Medine gülü, Mekke gülü ve bamya çiçeği gibi farklı bölgesel isimlere sahiptir. Hibiscus sabdariffa latince adıyla da bilinen hibiskus ebegümecigiller ailesine mensuptur.
Bu bitki hem tropikal hem de subtropikal iklimleri sevmektedir. Afrika ve Güneydoğu Asya bu bitkinin anavatanı olarak kabul edilir. Hem mutfaklarda hem de sağlığımız açısından önemli olan bu bitkinin taç yaprakları ile birlikte çiçek açtıktan sonraki büyüyen ve tohum kapsülü saran parlak kırmızı renkli çanak yaprakları değerlidir.
Biyokimyasal açıdan bakıldığında hibiskus malik asit, sitrik asit, tartarik asit ve muazzam rengini aldığı güçlü antosiyaninler içeriğine sahiptir. Bununla birlikte polifenoller ve flavonoidler yönünden tam bir antioksidan deposu olduğunu söylemek mümkündür. Aynı zamanda çok güçlü antosiyaninler bu bitkiye muazzam rengini vermektedir.
Oldukça serinletici ve ferahlatıcı bir. Yaz içeceği olmakla birlikte, modern tıpta ve beslenme biliminde de kullanılmaktadır. Damar sağlığını korumanın yanı sıra metabolizmayı düzenleyen ve hücresel anlamda yaşlanmayı yavaşlatan süper bir gıdadır.
Hibiskus klinik anlamda da pek çok araştırmanın merkezi olmuştur. Bu araştırmalarla kanıtlanan faydaları arasında kan basıncını dengeleme yeteneği önemli bir detaydır. Bu sayede kardiyovasküler destek ve doğal tansiyon regülasyonu açısından muhteşem bir seviyededir. İçeriğindeki antosiyaninler ve flavonoidler günümüzün tansiyon ilaçlarının etkilerine sahiptir. Bu saytede damarların daralmasına ve kasılmasına neden olan Angiotensin-Converting Enzyme yollarının hücresel düzeyde bloke edilmesini sağlar. Normal duvarları rahatlayıp esnekliği için kan dolaşımının da stabilize olmasını destekler. Özellikle hipertansiyon hastalarında kan basıncının doğal sınırlar içinde tutmaya yardımcıdır.
Bu durum vasküler bir rahatlama sağlarken kalbin kanı pompalamak için daha az efor harcamasını destekler. Bununla birlikte damarlar üzerindeki baskıyı da azaltması önemli bir detaydır. Düzenli ve doğru dozda tüketilmesi halinde hibiskus periferik direnci düşürür. Kronik tansiyon hastalarında görülen atakların önüne geçmede etkilidir. Tamamen doğal olduğu ve sentetik kimyasal içermediği için elektrolit dengesini bozmaz. Bu da böbrek dokularını yormadan sistolik ve diyastolik kan basıncını istenilen seviyelerde tutmaktadır. Bu anlamda hibiskus en güçlü bitkisel kardiyovasküler koruyucular arasındadır.
Hibiskusta bulunan lipid seviyelerinin de düzenlemekte etkilidir. Klinik anlamda bu konuda başarılı çalışmalar yapılmıştır. Bu yüzden kolesterol kontrolünde hitch etkileri fazlasıyla görülür. Aşırı güçlü antioksidan havuzlu ile damar sertliği ve koroner arter hastalıklara zemin hazırlayan kötü kolesterolü engeller. Bununla birlikte trigliseritlerin oksidasyona uğramasından da engelleyici rolü vardır. Aynı zamanda kötü kolestrolün oksitlenmesini de durdurması nedeniyle damar iç çeperindeki plak oluşum riskini en düşük seviyeye indirir.
Bu bitkinin bir diğer özelliği karaciğerdeki kolesterol sentez mekanizmalarını optimize etmesidir. Bu anlamda vücut için yararlı ve koruyucu olan iyi kolesterol seviyelerini korumayı da başarmaktadır. Aynı zamanda iyi kolestrol seviyesinin artmasını da destekleyen bir özelliği vardır. Damar endotel tabakasının yapısını ve akışkanlığını koruyan bu polifenolik bileşikler etkilidir. Daha iyi de uzun vadede vücutta kalkan görevi görerek felç, akut vasküler, tıkanıklık, inme ve kalp krizi gibi risklere karşı koruma desteği sağlanır.
Karaciğer vücutta en büyük ve ana detoks organı olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden serbest radikaller ve çevresel toksinler tarafından en fazla hedef alınan bölge olarak görülür. Biz kus içeriğinde bulunan yüksek yoğunluk polifenolik bileşikler ile güçlü asitler bu anlamda bir koruma sağlar. Böylece karaciğer hücrelerinde oksidatif stres absorbe edilir. Bu hücresel gençlik ve karaciğer detoksifikasyon açısından önemlidir. Aynı zamanda bu organ üzerindeki yükü de hafifletmektedir. Diğer taraftan karaciğer enzimlerinin dengeli kalmasını da sağlar. Karaciğer yağlanmasının engellenmesini desteklerken geriletmeye de yardımcı olmaktadır.
Bununla birlikte düzenli ve uygun dozda hibiskus tüketimi DNA sarmalının ile hücre çekirdeğini radikal hasarlara karşı korumaktadır. Bu sayede vücut genelinde sistematik bir yaşlanma karşıtı destek etkisi yaratır. Ortaya çıkan etkiler doku deformasyonun yavaşlattığı için cilt ve iç organlar daha esnek ve sağlıklı çalışır. Hibiskus kullanımı sayesinde vücuttaki serbest radikaller bir elektrikli süpürge ile temizlenmiş gibi ortadan kaldırılır. Bu anlamda hücresel yenilenme hızını en üst seviyeye çıkarmaktadır.
Hem sağlık yönünden faydaları hem de lezzeti açısından biz kus çayı sık sık tüketilmektedir. Yaz aylarında soğuk formu harika bir serinleme çiçeği olarak tercih edilir. Peki, tam ölçülü ferahlatan buzlu hibiskus çayı tarifi nasıl yapılır? Zayıf hazırlarken kullanılacak malzemelerin yanı sıra kullanım ölçüsü de önemlidir. Mesela eriyen buzların çayın tadını seyretmesi açısından yoğun bir konsantre oluşturulması önemlidir. Buzlu ve ferahlatıcı hibiskus çayı tarifinde kullanılan malzemeler şunlardır.
● 4 yemek kaşığı kurutulmuş bütün hibiskus yaprağı
● 1 litre kaliteli içme suyu
● 1 adet çubuk tarçın
● 3-4 adet bütün karanfil
● Yarım ince dilim taze zencefil
● Yarım limonun taze sıkılmış suyu
● Tatlandırmak için 3-4 yemek kaşığı organik süzme bal veya esmer şeker
● Servis sırasında kullanılmak üzere bol miktarda buz küpü, çilek ya da limon dilimleri ile taze nane yaprakları.
Buzlu hibiskus tarifini uygularken ilk olarak taban suyunun aromalandırılmış ısı gerekir. Bunun için 1 lt içme suyunu paslanmaz derin bir çelik tencere içerisine atmalısınız. Bu düğün içerisine çubuk tarçın taze zencefil dilimleri ve karanfiller eklenmelidir. Daha sonrasında suyu yüksek ateşte kaynama noktasına getirmelisiniz. Devrimi aşamasında işsiz su kaynadığı an ocağın altını tamamen kapatmanız gerekir. Kaynama durduktan sonra su sıcaklığı 90 derece civarında olduğunda hibiskus yapraklarını suyun içerisine bırakabilirsiniz. Daha sonra tencerenin kapağını kapattıktan sonra uçucu yağları içeride hapsetmeniz önemlidir.
● Adlandırma ve asit dengesini yakalama aşamasında da dikkatli bir şekilde hareket edilmelidir.
● Çay henüz sıcak ya da ılık formda iken esmer, şeker ya da bal eklenerek eriyene kadar karıştırılmalıdır.
● Bal kullanacaksanız ilk olarak çayın ilk sıcağının çıkmasını beklemelisiniz. Bu besin değerini koruma açısından oldukça önemlidir.
● Daha sonrasında taze sıkılmış limon suyunu ekleyebilirsiniz.
● Bu limon suyunun eklenmesi hibiskusun tatlandırılması için özel bir alternatiftir. Aynı zamanda yakut kırmızı renginin daha parlak ve canlı bir tona dönüşmesini de sağlar.
● Soğutma aşamasında ise hazırlanan bu çay cam bir sürahiye koyulmalıdır.
● Oda sıcaklığını gelene kadar bu şekilde bekledikten sonra hemen buzdolabına kaldırılmalıdır.
● Buzdolabında 2 ya da 3 saat tamamen soğuduktan sonra tüketime hazır hale gelecektir.
Yukarıdaki adımları uyguladıktan sonra ferahlatan buzlu hibiskus çayını afiyetle tüketebilirsiniz. Hem sağlığa faydaları hem de sıcak havalarda ferahlatıcı bir içecek olması nedeniyle tüketimi oldukça popülerdir. Kilo kontrolü ve diyet aşamalarında da bu içecek tavsiye edilmektedir.
Önemli Uyarı: Web sitemizde yer alan bilgiler, bireyleri teşhis veya tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Herhangi bir tanı veya tedavi işlemi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Sitemizde bu bitkinin tedavi edici sağlık hizmetlerine dair bilgiler bulunmamaktadır.