Gluten birçok tahıl gurubunda yer almaktadır. Başta buğday, arpa ve çavdar olmak üzere birçok tahılda doğal olarak er almaktadır. Gıdalara esneklik ve yapışkanlık kazandırmaktadır. Yapışkanlık kazandırmaya yarayan yapısal bir protein grubudur.Tüm dünyada ve Türkiye’de beslenme alışkanlıklarında bilindiği üzere değişimler yaşanmaktadır. Beslenme konusunda köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Glutensiz diyetler tıbbi zorunluluklar başta olmak üzere çeşitli sebeplerle popüler hale gelmiştir. Popüler sağlık trendleri doğrultusunda geniş kitleler tarafından kabul görmektedir. Glutensiz beslenme çölyak hastalığı, gluten hassasiyeti veya buğday alerjisi gibi klinik tablolara sahip bireyler için tedavi edici bir yaşam biçimidir.
Beslenme modelinin vücut mekanizmaları, sindirim sistemi ve genel metabolizma üzerindeki etkileri insan bazlı olarak değişkenlikler göstermektedir. Bireyin sağlık durumuna bağlı olarak son derece karmaşık ve değişken sonuçlar ortaya çıkması muhtemeldir. Birey diyetinden gluteni tamamen çıkardığında bazı değişikliklerin olması gayet normaldir. Vücutta hücresel düzeyden sistemik düzeye kadar bir dizi fizyolojik değişim süreci glutensiz beslenmeyle birlikte ortaya çıkacaktır. Değişimlerin yönü ve niteliği, kişinin vücudunun glutene karşı halihazırda gösterdiği reaksiyonla doğrudan ilişkilidir. Glutene bağlı bir otoimmün rahatsızlığı olan kişilerde belirtilen proteinin kesilmesi bazı sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Sistemik hasarların durması kesilmeyle birlikte oluşması beklenmektedir. Hiçbir hassasiyeti olmayan bireylerde tam tahılların eksikliğine bağlı farklı metabolik adaptasyonları beraberinde getirmesi olağandır.
Gluten eliminasyonunun insan anatomisi ve biyokimyası üzerindeki etkileri değişkenlik göstermektedir. Uzun ile kısa vadeli etkilerini bilimsel bir perspektifle incelemek önemlidir. Beslenme tarzının vücutta tam olarak neleri değiştirdiğini anlamanın en doğru yoludur.
Sindirim Sistemi ve Bağırsak Florasında Meydana Gelen Değişimler
Gluten proteini diyetten uzaklaştırıldığında bazı bölgelerimiz bu durumdan etkilenir. Durumdan ilk ve en belirgin şekilde etkilenen bölge gastrointestinal sistemdir. Diğer bir ismiyle yani sindirim kanalıdır. Vücudun başlangıçtaki patolojik durumuna göre sindirim sisteminde bazı fizyolojik süreçler tetiklenmektedir;
Villus Onarımı ve Emilim Artışı: Çölyak hastalarında veya gluten hassasiyeti bulunanlarda bazı ortak durumlar yaşanır. Gluten tüketimi bağırsak duvarındaki villus adı verilen emilim kıvrımlarının tahrip olmasına sebebp olmaktadır. Eliminasyonla birlikte bağırsak mukozasındaki kronik inflamasyon yavaşlamaktadır. Hücre yenilenmesi başlayacaktır. Bağırsak eski emilim kapasitesine geri döner.
Semptomların Azalması: Hücresel onarıma paralel olarak bazı gelişmeler yaşanır. Besinlerin doğru sindirilememesinden kaynaklanan kronik gaz, şişkinlik, kramp, karın ağrısı ve düzensiz dışkılama (ishal/kabızlık) gibi semptomlar zamanla hafifleyecektir.
Mikrobiyota Dinamiklerinin Değişmesi: Herhangi bir intoleransı bulunmayan sağlıklı bireylerde tam tahılların kesilmesi farklı sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bağırsaktaki dost bakterileri besleyen prebiyotik lif kaynaklarının azalmasına bu durum yol açmaktadır. Bifidobacterium ve Lactobacillus popülasyonlarında gerilemeye sebep olması muhtemeldir.
Bağışıklık Sisteminin İnflamatuar Yanıtları ve Hücresel Etkiler
Gluten genetik yatkınlığı olan bireylerde farklı sonuçlar ortaya koymaktadır. Bağışıklık sistemini alarm durumuna geçiren bir antijen gibi davrandığı görülmektedir. Diyetten çıkarılmasıyla birlikte bağışıklık mekanizmalarında hücresel düzeyde şu değişimler yaşanır;
l Otoimmün Reaksiyonun Durması: Çölyak hastalığında bağışıklık hücreleri gluteni bir tehdit olarak algılayabilir. Böyle bir durumun yaşanması halinde bağırsak dokusuna saldırır. Protein kaynağı kesilmesiyle birlikte yıkıcı otoimmün reaksiyon kademeli olarak sonlanması beklenmektedir.
Antikor Seviyelerinin Gerilemesi: Bağışıklık sisteminin ürettiği savunma mekanizmaları gevşeyecektir. Kan parametrelerinde yer alan anti-tTG ve anti-DGP gibi spesifik antikor seviyeleri zaman içerisinde düşüş göstererek normale döner.
Sistemik İnflamasyonun Hafiflemesi: Tetikleyici unsurun ortadan kalkmasıyla farklı sonuçlar ortaya çıkacaktır. Vücut genelindeki yangısal süreçler sönümlenir. Otoimmün rahatsızlığı olmayanlarda tam tahıllardan alınan antioksidanların eksilmesi bağışıklık sisteminin ihtiyaç duyduğu bazı mikro elementlerin azalmasına da yol açması da olasıdır.
Glutensiz gıdalarla beslenmeye başlamak bazı istenen veya istenmeyen sonuçlara yol açacaktır. Vücudun günlük enerji üretim döngüsünü ve karbonhidrat metabolizmasını doğrudan etkilemesi beklenmektedir. Süreçteki metabolik adaptasyonlar şu şekildedir;
Stabil Kan Şekeri Dönemi: Klasik buğday unlu mamullerin diyetten çıkarılması rafine karbonhidrat tüketimini azalmasına sebep olacaktır. Böyle olması halinde kan şekerindeki ani dalgalanmaların ve insülin salınımının dengelenmesine zemin hazırlayabilir.
Hücresel Enerji Artışı: Gluten hassasiyeti nedeniyle bağırsak hasarı ve besin emilim bozukluğu yaşayan bazı durumlarla karşı karşıya kalacaktır. Buna bağlı kronik yorgunluktan muzdarip kişilerde besin öğelerinin hücresel düzeyde enerjiye (ATP) dönüştürülme verimliliği artacaktır. Bu durum enerji seviyelerini yükseltir.
Glisemik İndeks Riski: Hazır ve işlenmiş endüstriyel glutensiz ürünlerin (ekmek, bisküvi vb.) içeriğindeki pirinç unu, mısır ve patates nişastası gibi bileşenlerin glisemik indeksi yüksektir. Bu ürünlerin sık tüketimi, kan şekerinin hızla yükselip aniden düşmesine neden olabilir.
İnsan vücudunun sağlıklı fonksiyon yürütebilmesi için bazı durumların net bir şekilde yaşanması gerekecektir. Vitamin, mineral, protein ve yağları eksiksiz bir şekilde emmesi gerekir. Gluten eliminasyonu bu süreçte çift yönlü etkiler oluşturur;
Eksikliklerin Giderilmesi: Bağırsak mukozası onarıldıkça bazı sonuçlar ortaya çıkmaya başlayacaktır. Özellikle demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve B vitaminleri (özellikle B12 ve folik asit) gibi ince bağırsağın üst segmentlerinden emilmesi söz konusu olacaktır. Kritik mikro besinlerin kandaki değerleri yükselmeye başlar.
Yeni Yetersizlik Riskleri: Standart buğday unları yasal düzenlemelerle demir ve B vitaminleri ile zenginleştirilmektedir. Plansız bir glutensiz diyette kinoa, karabuğday veya amarant gibi doğal alternatifler tüketilmezse tiamin, riboflavin, niasin ve demir depolarında azalmalar meydana gelmesi söz konusu olabilir.
Kısa Zincirli Yağ Asitlerinde Azalma: Lif tüketiminin düşmesi kalın bağırsaktaki fermente edilebilmesi söz konusudur. Alt tabakayı azaltarak kolon hücrelerinin beslenmesini sağlayan kısa zincirli yağ asitlerinin üretimini kısıtlayabilir.
Glutensiz beslenmeye geçen bireylerde vücut ağırlığı ve vücut kitle indeksi (VKI) değerlerinde ne gibi değişimler olduğu da merak edilmektedir. Net bir şekilde ifade etmek gerekirse bu değerler üzerinde tek bir sonuç gözlenmez. Vücutta ki değişimler iki mekanizmayla şekillenir;
Kalori Açığı ve Kilo Kaybı: Glutenin vücuttan atılmasının doğrudan yağ yakıcı bir etkisi bulunmamaktadır. Kilo kaybı yaşayan kişilerde bu durum farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkar. Hamur işleri, yüksek kalorili unlu mamuller ve fast-food ürünlerinin hayattan çıkmasıyla kalori açığından meydana gelir. Vücut gluten gittiği için değil toplam alınan enerji azaldığı için yağ depolarını kullanır.
Emilim Artışı ve Depolama Mekanizması: Çölyak hastaları tedaviye başladığında bağırsaklar iyileştiği için bazı sonuçlar bu durum ortaya çıkarır. Önceden emilemeden atılan tüm kaloriler vücut tarafından tutulur. Bu durum doğal bir kilo artışı getirir. Yüksek nişasta ve şeker içeren işlenmiş glutensiz gıdaların tüketimi adipoz (yağ) dokuda depolanmayı artırarak özellikle karın çevresi yağlanmaya sebebiyet verebilir.
Nörolojik Sistem ve Beyin Fonksiyonları Üzerindeki Etkiler
Bağırsak ile beyin arasında bağırsak-beyin aksı adı verilen bir durum yaşanmaktadır. Vagus siniri ve çeşitli nörotransmitterler aracılığıyla sağlanan sürekli bir çift yönlü iletişim ağı mevcuttur. Gluten eliminasyonunun nörolojik yansımaları şu noktalarda belirginleşir:
Bariyer Bütünlüğünün Korunması: İntoleransı olan kişilerde gluten bağırsak geçirgenliğini artırmaktadır. İnflamatuar belirteçlerin kan dolaşımına karışmasına yol açacaktır. Diyetten çıkarılmasıyla bağırsak bariyeri bütünlüğünü yeniden kazanılmaktadır. Bu sızıntı böyle bir durum yaşanmasından dolayı engellenir.
Zihinsel Bulanıklığın Azalması: Kan-beyin bariyerini geçen inflamatuar sitokinlerin azalmasıyla bazı olağan sonuçlar ortaya çıkacaktır. Literatürde beyin sisi olarak adlandırılan konsantrasyon güçlüğü, zihinsel bulanıklık ve uyku sorunlarında hafiflemeler gözlenir.
Nörotransmitter Dengesi: İnsan vücudu duygu durumunu düzenleyen serotonin gibi nörotransmitterlerin büyük bir kısmını bağırsaklarda üretir. Bağırsak sağlığının düzelmesi bilişsel fonksiyonlar üzerinde sakinleştirici ve düzenleyici bir etki yaratır.
Cilt Sağlığı, Dermatolojik Reaksiyonlar ve Epitel Dokular
Cilt vücudun iç dengesini önemli ölçüde yansıtmaktadır. Özellikle sindirim sisteminin durumunu dışarıya yansıtan en büyük organdır. Glutensiz beslenmenin cilt yüzeyindeki etkileri şu şekilde sıralanabilir;
Dermatitis Herpetiformis Hafiflemesi: Çölyak hastalığının spesifik bir cilt tezahürü olarak bilinen bir rahatsızlıktır. Bu rahatsızlıkta gluten alımı sonrası oluşan IgA antikorları cilt altında birikerek şiddetli kaşıntılı, su dolu kabarcıklara yol açar. Glutenin kesilmesi cilt altındaki bu antikor birikimini durdurarak lezyonların gerilemesini sağlayacaktır.
Yangısal Cilt Sorunlarında Azalma: Sistemik inflamasyonun azalmasına bağlı olarak egzama, akne veya sedef gibi inflamatuar cilt bariyeri sorunlarında hafiflemeler gözlemlenebilir. Vücuttaki yangısal süreçlerin sönmesi, cildin sebum dengesini olumlu etkileyebilir.
Yetersizliğe Bağlı Zayıflıklar: Eğer diyet süresince mineral ve esansiyel yağ asitleri eksik alınırsa belirli bazı durumlar ortaya çıkar. Ciltte kuruluk, saç dökülmesi ve tırnak kırılması gibi epitel doku zayıflıkları da meydana gelebilecek olası yapısal değişimler arasındadır.
Hiçbir sağlık sorunu olmayan bir insanın gluteni kesmesi vücuda zarar verir mi?
Herhangi bir gluten intoleransı çölyak hastalığı veya buğday alerjisi bulunmayan bireylerde ciddi sorunlara yol açmaz. Glutenin kesilmesi doğrudan bir organ hasarına yol açmayacaktır. Diyet çeşitliliği doğru yönetilmezse tam tahıllardan alınan prebiyotik liflerin, B grubu vitaminlerinin ve bazı minerallerin eksikliği görülme durumu söz konusu olabilir. Böyle bir durumda bağırsak mikrobiyotasının zayıflamasına sebebiyet oluşmaktadır. Kronik kabızlık gibi sindirim problemlerine zemin hazırlayabilir.
Glutensiz beslenmeye başladıktan ne kadar süre sonra vücuttaki değişimler hissedilir?
Vücuttaki değişimlerin hissedilme süresi değişkenlik gösterecektir. Kişideki hasarın boyutuna göre farklı sonuçlar ortaya çıkar. Glutene bağlı bağırsak hassasiyeti olanlarda etkiler daha hızlı görülebilir. Şişkinlik, gaz ve ishal gibi akut sindirim semptomları genellikle ilk birkaç hafta içinde hafiflemeye başlar. Bağırsak duvarındaki villusların hücresel düzeyde tamamen onarılması daha uzun sürelerde gerçekleşecektir. Bağışıklık sistemindeki antikor seviyelerinin düşmesi ve sistemik inflamasyonun tamamen ortadan kalkması 6 ay ile 1 yıl arasında bir zaman dilimini bulabilir.
Glutensiz beslenmek vücuttaki kolesterol ve kalp sağlığı parametrelerini nasıl etkiler?
Glutensiz beslenmenin kolesterol ve kardiyovasküler sistem üzerindeki etkisi bazı değişkenlere göre farklı etkiler gösterecektir. Seçilen gıdalara göre değişkenlik göstermesi söz konusudur. Eğer buğday ürünleri yerine lif oranı yüksek karabuğday, kinoa, sebze ve baklagiller koyulursa lipid profili ve damar sağlığı olumlu etkilenebilir. Fakat tam tahılların bırakılıp yerine doymuş yağ, trans yağ ve basit nişasta içeriği yüksek endüstriyel glutensiz ürünlerin koyulması durumu farklı bir pozisyona taşıyacaktır. Ttrigliserid ve LDL (kötü huylu) kolesterol seviyelerinde artış böyle bir durumda söz konusu olma ihtimali vardır. Dolayısıyla kalp damar sağlığı risklerinde tırmanış gözlenebilir.
Önemli Uyarı: Web sitemizde yer alan bilgiler, bireyleri teşhis veya tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Herhangi bir tanı veya tedavi işlemi için mutlaka doktorunuza başvurunuz. Sitemizde bu bitkinin tedavi edici sağlık hizmetlerine dair bilgiler bulunmamaktadır.