Sağlık hepimiz için son derece önemli olan bir faktör. Aşırı derecede yoğun olunan bir dünya düzeninde kimi zaman sağlığımızı ihmal etme noktasına gelebiliyoruz. Lakin özellikle kimi kronik sağlık sorunlarımız var ise o zaman yaşamımıza çok daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor.
Biz de bu yazıda sizlere biraz daha tematik olarak hipertansiyon hastaları nasıl beslenmeli olgusuna değineceğiz. Burada yer alan bilgiler tamamı ile kardiyologların önerisine istinaden hazırlanan ama çok didaktik olmayan, son derece kolay anlaşılır olan bilgilerdir. Şimdi dilerseniz işin alfabesinden başlayarak hipertansiyon hastaları nasıl beslenmeli ona değinelim.
Bilmeyen ya da konuya tam hakim olmayanların olabileceğini düşünerek hipertansiyon nedir onu açıklayalım. Kalbin kasılması ile pompalanmakta ki kanın atardamar duvarında yapmış olduğu basınca kan basıncı ya da halk arasında bilinen adıyla tansiyon denilir. Tansiyon sistolik yani büyük tansiyon ve de diyastolik yani küçük tansiyon) olarak iki çeşittir. İdeal olan tansiyon değeri 120/80 mm/Hg’dir. Lakin tansiyonun yani kan basıncının 140/90 mm/Hg ve üstünde olmasına hipertansiyon denilir. Lakin şunu da burada bir dip not olarak ifade etmek gerekir. Kimi kişilerin tansiyon aralığı doğuştan yüksek olabilir. O yüzden tam olarak bir genelleme yapılabilmesi de her zaman mümkün olmayabilir.
Hipertansiyon çoğu zaman belirti vermeyebilir. Kişi birgün tesadüf eseri hipertansiyonu olduğunu öğrenebilir. Uzun seneler içerisinde bu sağlık sorunu damarları sinsice etkileyip damar sertliği (yani tiı biliminde ki karşılığı ile ateroskleroz), felç, böbrek yetmezliği, kalp krizi, beyin kanaması, inme, kalp yetmezliği, görme bozukluğu gibi hastalıklara sebebiyet verebilir. Bu sebeple düzenli olarak özellikle 30 yaşından sonra mutlaka tansiyon ölçtürülmelidir.
Ne yazık ki hipertansiyon tedavi ile geçen bir hastalık değildir. Bu yüzden de doktorun önerdiği dozajla sürekli olarak verilen ilaç kesintisiz kullanılmalıdır. Bir gün bile kullanılmaması ciddi sorunlara yol açabilir. Verilen ilacın dozajına sadık kalınmalıdır. Bunun yanı sıra kaliteli bir yaşam sürülmesi ve bu yazımızda belirtilen beslenme kurallarına riayet edilmesi gerekir. Burada her bir parametre önemlidir.
Hipertansiyon hastalarının beslenmesi ile ilgili adım adım bilgi vermeye şu aşamada geçebiliriz. Aslında hipertansiyon hastalarının beslenmesi ideal bir beslenme olarak sağlıklı yaşamak isteyen herkes tarafından da rahatlıkla tercih edilebilir. Yazımızı okuduğunuz zaman siz de bundan zaten emin olacaksınız.
Şimdi bir örneklem verip, sonrasında adım adım ilerleyelim.
İdeal bir hipertansiyon hastasının yemek tabağında doğru oranlarda
· Çok az miktarda yağlı şekerli yiyecekler
· Kuru baklagiller
· Et balık yumurta
· Yoğurt veya süt
· Yeter düzeyde ve dengeli bir biçimde ekmek, makarna tarzı yiyecekler
· Bol miktarda su
Şimdi bu bilgileri biraz daha ayrıntılı olarak ele alalım.
1 porsiyon:
· 1 su bardağı az yağlı süt veya yoğurt
· 2 kibrit kutusu az yağlı peynir
Not: Günlük 1 porsiyondan fazla peynir tüketilmemelidir.
1 porsiyon:
· 2 adet köfte ya da 60 gramı geçmeyecek düzeyde kırmızı et
· 1 tabak kuru baklagiller yemeği ( kuru fasulye, nohut, mercimek vb.)
· 30 gr yağlı tohum (fındık, ceviz, badem vb.)
· 2 tane yumurta
Not: Günde 1 porsiyondan daha fazla kırmızı et tüketilmemelidir.
1 porsiyon:
· 1 adet orta dilim inceliğinde ekmek
· 5-6 yemek kaşığı pilav ya da makarna
· 1 kase un içeren çorbalar
Not: Günlük 2 porsiyondan daha fazla pilav ya da makarna tüketilmemelidir.
1 porsiyon:
· 100 150 gram arası taze meyve
· 5 6 yemek kaşığı sebze yemeği
· Derisiz olan hindiz ve tavuk ve hindi ya da yağsız kuzu –dana eti tercih edilmelidir.
· Haftada 2 kere balık tüketilmesi önem arz ede
· Beyaz ekmeğin yerine tam tahıllı ekmekleri tercih edilmelidir
· Haftada 2-3 defa kuru bakliyat (kuru fasulye, mercimek, nohut, tüketilmelidir.
· Günde minimum 5 porsiyon meyve- sebze-meyve yenilmelidir.
· Meyvelerin suları yerine kendisini doğrudan yenilmelidir.
· Şekerin tüketimi azaltılmalıdır
· Yemeklerde fındık –zeytinyağı, Ayçiçek ve mısırözü yağı kullanılmalıdır.
· Kabuklu olarak yenebilecek meyveleri iyice yıkandıktan sonra kabukları ile beraber yenilmelidir.
· Her öğünde mevsim salatalarına yer verimelidir.
· Doymuş yağ; yağlı peynirler, krema, içyağı kaymak, tereyağı, içyağı ve de kuyruk yağı tarzında doymuş yağ oranı yüksek besinlerden uzak durulmalıdır.
· Pişirme yöntemi olarak ise kızartma ve kavurmalardan uzak kalınarak haşlama, fırında pişirme, buharda pişirme gibi teknikler uygulanmalıdır.
· Etli yemeklere ek olarak yağ konulmamalıdır. Etlerin kendi yağı yeterli olacaktır.
Tuz alımı kesin olarak azaltılmalıdır. Tuz, tuzlara eklenmekte olan iyot sebebiyele hem iyot hem de sodyum içerir. Günlük iyot ihtiyacı için 1/4 çay kaşığı oranında tuz kullanımı yeterli olur. Günlük güvenilir sodyum alım dozajı ise 1.8 g’dır. Yiyeceklerle alınan sodyum günlük gereksinimleri karşılamak için kafidir. Sofra tuzunun 1 gramında (1000 mg) 0.4 gram (400 mg) sodyum bulunur ki bu da oldukça yüksek bir orandır.
Hipertansiyon hastaları kesinlikle sigara ve alkolden uzak kalmalıdır.
Uzak durmaları gereken bir diğer şey yapabildikleri oranda stres ve gerginlik durumlarıdır. Özellikle hassas olan kişilerde gerginlik, üzüntü tansiyonun yükselmesine neden olur.
Hipertansiyon hastaları aşırı yorulmamalı ve egzersiz de yapmayı ihmal etmemelidir. Günde 30 dakika yürüme ya da yüzmek son derece ideal egzersiz biçimleridir.
Kaliteli bir uykunun herkes gibi hipertansiyon hastaları için de son derece önemli olduğunu unutmamak gerekir.
Ana hatları ile hipertansiyon hastalarının beslenmesi için verilebilecek bilgiler bunlardır.