İnsanlık tarihinin derinliklerinden beri yer kabuğunun altındaki minerallerden faydalanmak söz konusudur. Cildi arındırmak ve beslemek adına en saf güzellik bileşenleri arasında kil kullanılmaktadır. Killer, doğal çamurlar olmakla birlikte volkanik küllerin ve tortu kayalıklarının belirli süre sonra ayrılmasıyla oluşmuştur. Aynı zamanda kalsiyum, potasyum, magnezyum ve silis gibi mineraller içermeleri nedeniyle adeta bir mıknatıs görevi görürler. Böylece ciltteki toksinleri daha kolay şekilde dışarıya atmak mümkündür.
Cildinizin ihtiyacına göre hangi kil türünü seçmeniz gerektiğini, bu rehberdeki bilgilerle bulabilirsiniz. Böylece renklerin arkasında yatan mucizevi etkileri de keşfetmeniz mümkün olacaktır. Bazı kil türleri yağlı ciltleri matlaştırırken, bazıları en hassas dokuları bile incitmeden fayda sağlar. Bu sayede ev ortamında bile konforlu bir şekilde profesyonel bakım yapabilirsiniz. Hazırladığımız bu analiz yazısı size cildiniz için en doğru kili seçerken yardımcı olacaktır.
Cilt bakımında birçok kişi farklı killer kullanmayı tercih ediyor. Peki, kil nedir ve cilt bakımı açısından neden bu kadar popülerdir? Bunu incelediğimizde killerin doğada alüminyum silikat mineralleri açısından gayet zengin olduğunu görüyoruz. Çok küçük taneli bir toprak türü olan kil cilt bakımında oldukça etkilidir. Kendi ağırlığından çok fazla miktarda yağı, kiri ve bakteriyi gözeneklerden çıkararak cildi rahatlatma yeteneğine sahiptir. Kimyasal içerikli maskeler kullanmak yerine kil maskelerinin kullanımı, cildin doğal yapısını bozmadan arındırmayı sağlar. Bu anlamda cilt bakımında adeta doğal bir detoks etkisi sunar. Bu yüzden cilt bakımında kil kullanımı bu kadar popülerdir.
Ayrıca kil uygulaması yapılan bölgede kan dolaşımı da tetiklenir. Böylece hücrelerin daha fazla oksijen alması, cildin kendini yenileme hızını artırmaktadır. Kil, içerdiği mineraller sayesinde deri tarafından daha kolay emilir. Üstelik ekonomik bir yöntem olması ve pratik uygulanması nedeniyle de avantaj sağlar. Kullanım anından sonra hemen gözle görülür sonuçlar vermesi de önemli bir özelliğidir. Bu sayede insanlık tarihi boyunca binlerce yıldır nesilden nesille aktarılan bir güzellik uygulaması haline gelmiştir.
En başta cilt üzerinde olmak üzere kullanılan birçok farklı kil çeşidi vardır. Bunları renklerine göre ayırmak ve değerlendirmek de mümkündür. Killerin sahip olduğu renkler, meydana geldikleri bölgedeki mineral yoğunluğuna göre değişir. Ayrıca organik madde içeriğine göre de farklı renklerle karşımıza çıkarlar. Bu renklerin farklı olması sayesinde hangi cilt sorununa hangi kilin iyi geldiğini belirlemek mümkündür. Buna örnek vermek gerekirse;
● Demir açısından zengin olan killerin rengi kırmızıdır.
● Magnezyum açısından zengin olanların ise yeşil tonda olduğu görülmektedir.
● Bu renk farklılıkları sayesinde killerin emicilik güçleri hakkında da bilgi sahibi olabilirsiniz.
Mineral yoğunluğu en yüksek olan kil çeşitleri arasında yeşil kil başta gelmektedir. Montmorillonite ve illite açısından emiciliği en güçlü olan kil çeşididir. Yosunların ve deniz bitkilerinin dekompoze olması ile meydana gelmektedir. Vücutta bulunan fazla yağları sünger gibi çekmesi en önemli özellikleri arasındadır. Ciltteki yağ dengesinin tamamen bozulması veya parlamaya meyilli olması halinde doğanın sunduğu en etkili dengeleyiciler arasındadır.
Bu özelliklerinin yanı sıra sunduğu faydalar da oldukça fazladır. Gözeneklerin en derinlerine nüfuz etmesi sayesinde siyah nokta ve sivilce oluşumlarına neden olabilecek birikintileri temizlemektedir. Doğal ve oldukça güçlü antiseptik özelliği olması, iltihaplı sivilcelerin daha hızlı kurumasını sağlar. Bu sayede gözeneklerin sıkılaştırılması ile cilt daha pürüzsüz ve mat bir görünüme kavuşur.
Aynı zamanda kaolin adıyla da bilinen beyaz kil, pH değeri açısından cilde en yakın türdür. Bununla beraber mineral yapısı açısından da en yumuşak kil türüdür. Kullanımı sırasında ciltte agresif kurumalar gözükmez. Nemsiz kalmaya meyilli olan ya da çok hassas yapıdaki ciltler için en güvenli seçenek beyaz kildir. Cildi temizlerken bununla birlikte nem dengesini korumayı da sağlar.
Bu özelliklerinin yanında sağladığı faydalar da ciltte kısa sürede etkisini gösterir. Ciltte peeling etkisi yaratırken, cilt yüzeyinde bulunan ölü hücreleri cilde zarar vermeden temizler. Cildin tahriş olan ya da kızaran bölgelerini yatıştırmayı destekler. Düzenli bir şekilde kullanılması halinde kurutmadan cildin arınması ve daha yumuşak bir doku kazanması söz konusudur.
Kırmızı kil içeriğinde yüksek demir oksit oranı vardır. Bu mineraller nedeniyle ismini alan kırmızı kil, cilde harika bir canlandırma gücü vermektedir. Mat ve yorgun ciltler için adeta özel bir ışıltı kaynağıdır. Kan dolaşımı zayıfladığı için solgun ve yorgun görünen ciltlerde yenilenmeyi sağlar. Ayrıca cildin ihtiyacı olan enerjiyi de depolar. Bu sayede cildin altına oksijen taşınmasında da destekleyicidir. Bu durum cilt üzerinde sağlıklı bir pembeleşmenin oluşmasını sağlar.
Ciltteki toksinlerin dışarı atılmasında oldukça faydalıdır. Bununla birlikte ciltteki elastikiyetin artmasında da detoks etkisi gösterir. Yorgunluk belirtilerine doğrudan etki ederek bunları hafifletir. Bununla birlikte gözenek görünümünü de azaltarak yeşil kile yakın ama daha yumuşak bir etki yapar.
Ciltteki gözenekleri doğal bir detoks ile arındırmak istiyorsanız, sarı kil bu anlamda oldukça etkilidir. Yapısal olarak yeşil kilden daha yumuşaktır. Bununla birlikte, beyaz kilden daha etkili bir arındırma gücü bulunmaktadır. Karma ciltlerde sık görülen bazı bölgelerin yağlı, bazı bölgelerin kuru olması gibi sorunları çözmekte ideal bir seçenektir. Adeta bir paradoks haline dönen bu cilt sorunu karşısında gerekli mineral takviyesini yapar. Böylece gözeneklerin nefes almasını etkili bir şekilde sağlar.
Faydaları incelendiğinde, cilt tonunda görülen eşitsizlikleri gidermeyi sağlar. Güneş lekelerinin görünümünü hafifletmede de etkilidir. Gözenekler üzerinde derinlemesine bir temizlik sağlarken cildin doğal yağlarını yok etmeden bunu yapar. Cildi daha canlı bir hale getirirken, aynı zamanda yumuşatıcı bir bariyer desteğine de sahiptir. Dış etkenlere karşı cildi yormayan ve koruyan doğal bir bariyerdir.
Cilt bakımında ve tedavisinde kil kullanımı sık başvurulan bir yöntemdir. Bu yöntemden faydalanırken hangi kil hangi cilt tipine uygundur diye araştırılmalıdır. Rastgele kil kullanımı yerine cildinizin tipine uygun ve cildiniz için faydalı olan killer seçilmelidir. Böylece kil uygulamalarından istenilen sonucu almak mümkündür. Bununla ilgili detaylara aşağıdaki tablodan daha kolay bir şekilde erişebilirsiniz.
|
Cilt Tipi |
İdeal Kil Türü |
Temel Etkisi |
|
Yağlı / Akneye Meyilli |
Yeşil Kil |
Ciltteki yağ dengesini sağlamada etkilidir. Bununla birlikte gözeneklerin derinlemesine temizlenmesini sağlar. |
|
Hassas / Kuru |
Beyaz Kil (Kaolin) |
Uygulandığında cildi nazik bir şekilde arındırır. Cilt üzerindeki hassasiyetleri yatıştırırken cildin yumuşak bir yapıda olmasını sağlar. |
|
Karma |
Sarı Kil |
Cilt üzerinde hem yağlı hem de kuru bölgelerdeki yağ oranını dengeler. Bu açıdan cilt üzerinde doğal bir detoks gerçekleştirir. |
|
Olgun / Yorgun / Mat |
Kırmızı Kil |
Kan dolaşımını hızlandırarak cildin daha etkili görünmesini sağlar. Böylece kısa süre içerisinde ciltte canlılık ve ışıltı sağlar. |
|
Lekeli / Ton Farkı Olan |
Sarı & Kırmızı Kil |
Cilt üzerindeki lekelerin ve farklılıklarının eşitlenmesini sağlar. Bunu yaparken hücre yenilenmesini de desteklemektedir. |
Yukarıdaki tabloyu incelediğinizde sizin için en doğru seçimi yapabilirsiniz. Böylece kendinize ait doğal bir güzellik rutini oluşturabilirsiniz. Bu seçenekleri değerlendirdikten sonra cildinize uygun bir nemlendirici ile desteklemeyi unutmayın. Bu durum kil maskesinin etkisinin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.