Yaşam insana verilmiş olan bir mucizedir. Zaten var olmak bile başlı başına bir mucizedir. Başını ve sonunu kestiremediğimiz bir yolculukta her anı sanki son günümüz gibi keyifle mutlulukla yaşamak gerekir. Bu noktada da bir takım kavramlar ister istemez öne çıkar. İşte onlardan bir tanesi de son yıllarda giderek daha çok önem arz etmeye başlayan sağlıklı yaşam olgusudur. Biz de bu yazıda sizlere diğer yazılarımızdan biraz daha farklı olarak öncelikle sağlıklı yaşamın ne olduğuna sonrasında ise sağlıklı beslenme olgusuna ve bu iki kavram arasındaki ilişkiye değineceğiz. Sonuçta bu yazımız yaşamın bir mucize olduğu inancı ile sorumluluklarımızın farkındalığı ile yazılan bir yazıdır. Şimdi dilerseniz hemen başlayalım.
Sağlıklı yaşam zihinsel, fiziksel ve de sosyal açıdan tam bir iyilik hali sağlama amacı ile dengeli beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, kaliteli uyku ve de stres yönetimi tarzı alışkanlıkları benimseme sürecinin genel adıdır. Yani bir bütündür. Bu noktada adım adım sağlıklı yaşamın parametrelerine bakmak gerekir ise şu bilgiler yeniden verilebilir:
· Beslenme: Dengeli ve rengarenk tabaklar yani sağlıklı beslenme. Zaten yaşamın temel püf noktası dengedir. Bu bağlamda sigara ve alkol gibi insan bedenine zarar veren alışkanlıklardan uzak durmak gerektiğini de ifade etmek gerekir.
· Düzenli olarak egzersiz yapmak: Her gün yürüyüş, yoga, yüzme gibi muhtelif spor türlerinden en azından bir tanesini yapmak
· Uyku: Kişinin yaşına uygun seviyede kaliteli bir uyku düzeni. Burada elbette bu yazının konusu olmamakla birlikte uyunacak ortamın uygun olması da son derece önemlidir.
· Zihinsel sağlık: Bunun için nefes terapisi, meditasyon, stres yönetimi gibi şeyleri gündelik yaşamın bir parçası haline getirmek.
Yukarıda yer alan dört parametre sağlıklı yaşamın olmazsa olmazı olduğu için hepsi ile ilgili uzun uzun yazılar yazılabilir. Lakin biz bu yazıda sağlıklı beslenme olgusuna değineceğiz.
Sağlıklı beslenme olgusu aşağıda verilen bilgilerden de net olarak görülebileceği gibi son derece geniş kapsamlı olan bir olgudur. Lakin en genel anlamı ile ifade etmek gerekir ise vücudun büyümesi, yenilenmesi ve de çalışması için ihtiyaç duyulan tüm besin maddelerinin (karbonhidrat, protein, yağ, mineral, vitamin gibi) gereksinim olan miktarlarda, çeşitli ve dengeli bir biçimde tüketilmesini içerek hayat tarzıdır diye bir tanımlama rahatlıkla yapılabilir. Konunun detaylarına aşağıda yer vereceğiz.
Yazımızın bu bölümünde sağlıklı yaşam ile sağlıklı beslenme arasındaki bağlantıya da değinmek gerekir. Zira üstte yer alan dört temel faktör arasında sağlıklı beslenme en majör olan unsurdur. Kişi hangi yaşta olursa olsun eğer sağlıklı beslenmez ise diğerlerini ne kadar düzgün yaparsa yapsın bir şeyler eksik kalacaktır. Beslenme Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde de belirtildiği gibi temel gereksinimlerin başında yer alır. Lakin eğer kişiler uzmanların önerdiği biçimde beslenmez ise dengeler bir anda altüst olur. Kişinin örneğin gece yatmadan önce abur cubur tüketmesi halinde uykuları kaçabilir, mide problemleri yaşanabilir, kimi ruhsal bozuklar yaşanabilir. Tüm bunlar ise sağlıklı yaşamın bozulmasına sebep olur. Bu noktada belki de işin en temel püf noktası kişinin kendi bedenini tanıması ve buna uygun bir beslenme biçimi çıkarmasıdır. Bu noktada birey kendisini yeterli hissetmiyor ise o zaman bir diyetisyene başvurarak bu konuda gerekli desteği alabilir. Yine eğer kişinin kronik bir sağlık sorunu var ise o zaman ona uygun bir beslenme programı uygulanmalıdır.
Sağlıklı beslenme altın kuralları şunlardır:
· Su Tüketimi: Günlük olarak minimum yaklaşık 2-2.5 litre yani 8-10 bardak su içilmelidir. Burada şu husus da son derece önemlidir. İçilmesi gereken şey normal sudur. Yani çaylar, meyve suları değildir. Bu tür içecekler su tüketimi yerine ne kadar içilirse içilsin geçmez.
· Çeşitli ve Dengeli Beslenme: Tek tipten olan beslenmeden kaçınmak; protein (et, balık, tavuk ve yumurta), karbonhidrat (tam tahıllı olan gıdalar), yağ, sebze ve meyveler dengeli tüketilmelidir. Bu noktada da iki hususun altını çizmek gerekir. 3 beyaz denilen un, tuz, şekerden uzak kalınmalıdır. Ayrıca yağ derken de sağlıklı yağlar yani tereyağı, zeytinyağı gibi yağlar tüketilmelidir. Elbette süt de sağlıklı beslenme ile doğrudan alakalıdır.
· Porsiyonların Kontrolü: İdeal vücut ağırlığının korunması için ihtiyaç duyulan kalori miktarı oranında tüketim yapılmalıdır.
· Besin Değerleri: İşlenmiş türden fast food tarzı hazır gıdalar ve doymuş yağ oranı yüksek her tür besin maddesinden kaçınmak gerekir. Örneğin hamburger ya da dondurulmuş dilimlenmiş patateslerden, olabildiğince konservelerden uzak kalmak gerekir. Zira hepsi aynı zamanda yüksek düzeyde tuz ve kimyasal içerir. Doğal besinler taze taze tüketilmelidir..
· Pişirme Biçimleri: Kızartma asla tercih edilmemelidir. Bunun yerine ızgara, haşlama ya da fırınlamanın tercih edilmesi gerekir. Buharda pişirme de son derece sağlıklı bir pişirme biçimidir.
· Öğünlerin Düzeni: Günde 3 kere ana öğün ve gerekli durumlarda ara öğünler yapılmalı ve asla, kahvaltı atlanmamalıdır.
Kahvaltıda: 1 adet haşlanmış yumurta, 1 bardak süt, 1 dilim peynir, birkaç adet zeytin, muhtelif türden yeşillik ve 2 dilim tam buğday ekmeği. Yer yer bu öğüne bal da dahil edilebilir.
Öğle/Akşam Yemeklerinde: Izgara veya fırında et, balık ya da tavuk, zeytinyağlı türden bir sebze yemeği, salata, yoğurt. Çorbalar da ara öğünlerde tüketilebilir
Ara Öğün: Bir avuç çiğ kuruyemiş (ceviz, badem vb.) ve bir porsiyon taze meyve
Tam da bu noktada sağlıklı bir yaşam için tüketilmesi gereken şifalı bitkilere de değinmek gerekir ise zencefil, zerdeçal, yaban mersini, nar ve avokado gibi ürünler bir biçimleri ile gündelik yaşamın bir parçası olmalıdır.