Sığır kuyruğu otu, Verbascum ailesinden, yaprakları ince beyaz tüylerle kaplı ve kadifemsi bir görünüme sahip bir bitkidir. Geniş bir coğrafyada yetişen bitki, sağlık üzerinde çeşitli faydalara sahiptir. Bunlardan biri ise egzamayı yatıştırması ve yara iyileşmesini desteklemesidir. Fakat bitkinin sağlık için maksimum fayda sunması için doğru şekilde kullanımı gerekmektedir.
Sığır kuyruğu otu, antienflamatuar etki ve antimikrobiyal aktivite gösterdiği için egzama tedavisinde etkilidir. Egzama, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi ve bunun sonucunda deride enflamasyon oluşmasıdır. Bu noktada sığır kuyruğu otunda bulunan (feniletanoid glikozit) maddesi, iltihaplanmayı başlatan bileşenleri baskılar. Bununla birlikte içeriğindeki saponinler ve flavonoidler, kolonize olan bakterilerin hücre duvarını bozar. Ayrıca müsilaj etkisi sayesinde hasar görmüş cilt bariyeri üzerinde olumlu etkiler sunar.
Sığır kuyruğu otu, içeriğinde bulunan biyoaktif bileşenler sayesinde cilt bariyerini onarma işlevine sahiptir. Bitki içinde feniletanoidler ve flavonoidler bulunmaktadır. Bunlar ise inflamasyonu başlatan noktaları hedef alarak cilt bariyerini güçlendirir. Bununla birlikte içerisinde bulunan polisakkaritler, nemi hapseden bir müsilaj etkisi göstererek cilt üzerinde mikroskobik bir tabaka oluşturur.
Bilimsel adı Verbascum spp. olan sığır kuyruğu otu, kaşıntı ve tahriş üzerinde dermatolojik ve fizyolojik mekanizmalar ile fayda sunar. Literatürde Verbascum ailesi genel olarak deri koruyucu olarak bilinmektedir. Demulcent de denen bu özellik sayesinde ot, kaşıntı oluşumu üzerinde doğrudan bir etki gösterir. Özellikle bitkinin içerdiği kolloidal polisakkaritler, suyla birleştiği takdirde deri üzerinde ince bir tabaka oluşturur. Oluşan tabaka ise cilt üzerinde açıkta kalan sinir uçlarını kaplar. Hava ve sürtünme gibi dış uyaranlarla sinir uçları arasındaki bağlantının kesilmesi ise kaşıntıyı yatıştırır.
Sığır kuyruğu otu, bitkisel bir takviyedir. Bu doğrultuda egzama tedavisinde birincil tedaviden ziyade bariyer onarımına yardımcı olarak kullanılmaktadır. Öne çıkan iki kullanım biçimi mevcuttur. Bunlar ise çay halinde tüketmek ve cilt üzerine topikal uygulama yapmaktır.
Sığır kuyruğu otunun oral yolla alındığı takdirde, içeriğindeki anti-inflamatuar bileşenler sayesinde stres kaynaklı egzamayı hafifletir. Bununla birlikte hafif sedadit, yani sakinleştirici bir etki yaratarak rahatlık sunar. Çayı hazırlamak için izlenmesi gereken yol ise aşağıdaki gibidir:
● Öncelikle suyu kaynatın.
● Ardından bir french press ya da kaba 1 tatlı kaşığı sığır kuyruğu otu ekleyin.
● Karıştırdıktan sonra 10 dakika bekletin.
Demlendikten sonra süzdüğünüz takdirde içten destek sağlayacak çayınız hazır olacaktır.
Bitkiyi iyice kaynatarak sterilize ettiğiniz takdirde lapa halinde hasarlı cilt bölgelerinde kullanabilirsiniz. Bunun için öncelikle sığır kuyruğu otunu iyice kaynatmalısınız. Ardından karışımı püre haline getirmelisiniz. En önemli nokta ise steril bir gazlı bezin arasına koyarak cilde uygulamaktır. Çünkü modern dermatolojide bütünlüğü bozulmuş deriye doğrudan bitki lapası sürmek risklidir.
Evde sığır kuyruğu otu yağı hazırlarken etken maddenin yağa geçmesi oldukça önemlidir. Bununla birlikte mikrobiyal üremenin de engellenmesi gerekmektedir. Bu noktada gerekli malzemeler; kurutulmuş sığır kuyruğu çiçekleri ve taşıyıcı yağlardır. Taze çiçekte su olduğunu unutmamak oldukça önemlidir. Dolayısıyla kuru çiçek kullanarak küf ve bakteri oluşumunun önüne geçmek gerekir. Taşıyıcı yağ olarak ise oleik asit içeren ve cildi onarak soğuk sıkım zeytinyağı kullanmalısınız. Ayrıca sebuma en yakın olması itibarıyla Jojoba yağı da kullanabilirsiniz. Gerekli malzemeleri temin ettikten sonra aşağıdaki adımlar doğrultusunda tarifi hazırlayabilirsiniz:
● Öncelikle cam kavanozu iyice sterilize etmek gerekir. Bunun için yaklaşık 10 dakika boyunca hem kavanozu hem de kapağını kaynar suda bekletmelisiniz. Sonrasında kurulamayı kesinlikle ihmal etmemelisiniz.
● İşlemin ikinci adımı, kavanozun yarısına kadar kurutulmuş çiçek halindeki otları yerleştirmelisiniz.
● Çiçeklerin üzerine iki parmak kalınlığında yağ ekleyerek hava ile temasını önlemelisiniz.
● En önemli nokta, mesarasyon, yani demlemedir. Bu noktada iki yöntem öne çıkar. En geleneksel yöntem, güneş gören bir yerde yaklaşık 1 ay bekletmektir. Daha hızlı yol ise kavanozu, içinde su kaynayan bir tencereye yerleştirmektir. Suyun kavanoza girmesini önledikten sonra ortalama 2,5 saat kadar sıcak suda ısınmasını beklemelisiniz.
Yağı temiz bir tülbent aracılığıyla iki kez süzdükten sonra kullanıma hazır hale gelecektir.
Sığır kuyruğu yağını sürerken dermatolojik uygulamaların temel prensibine uymalısınız. Islat ve Hapset olarak da bilinen prensip, maksimum faydayı elde etmenizi mümkün kılacaktır.
Cildi, ılık ya da soğuk su ile temizlemelisiniz. Bu noktada sıcak su, cilt yağlarını çözerek halihazırda sorunlu olan derinin kaşınmasına yol açacaktır. Temizleme sürecinde sabun içermeyen kozmetik ürünler kullanmalısınız.
Sığır kuyruğu yağını, cilt temizken ve nemliyken sürmek gerekir. Dolayısıyla temizlik işleminden sonra yaklaşık 3 dakika içinde yağı cilde uygulamalısınız. Fakat egzamalı cilt, sürtünmeye karşı hassastır. Bu nedenle yağı öncelikle avcunuzda ısıtmalı ve sonrasında tampon hareketleri ile cilde uygulamalısınız.
Sığır kuyruğu yağı, maske olmadığı için durulanmaz. Cilt tarafından iyice emilmesi oldukça önemlidir. Ortalama 20 dakika beklettikten sonra ciltte yağlı bir his bırakan fazla maddeyi temiz bir kağıt havlu ile siliniz.
Her ne kadar doğal olsa bile sığır kuyruğu otu, herkes için uygun değildir. Dolayısıyla malzemenin kişi için zararsız olduğunu anlamak gerekir.
Alerji testi yaparken yağ ya da çayı öncelikle cildin gerekli bölgelerine hafifçe temas ettirmek gerekir. Ön kolun iç kısmı ya da kulak arkası ise alerji testi için en uygun bölgelerdir. Bir nohut tanesi büyüklüğünde ince bir bariyer halinde sürdükten sonra 24 saat beklemelisiniz. Eğer kızarıklık, kabarma ya da kaşıntı meydana geliyorsa, kesinlikle bu bitkiyi kullanmamalısınız.
Hamileler, emzirenler, açık ve enfekte yarası olanlar sığır kuyruğu otu kullanmamalıdır. Ayrıca kan sulandırıcı bir etki yaratacağı için cerrahi işlem öncesinde de kullanılmamalıdır.
Evet, sığır kuyruğu otu yağı cilde sürülebilir. Ancak cilt bariyeri üzerinde gözenekleri tıkayıcı bir etki yaratma ihtimali mevcuttur. Özellikle zeytinyağı ile hazırlanan yağlarda bu ihtimal daha yüksektir. Bununla birlikte göz çevresine kesinlikle sürülmemelidir.
Sığır kuyruğu otu, cilt bariyerini onararak egzama kaşıntısını keser. Dolayısıyla günde iki defa uygulamak gerekir. Düzenli uygulama halinde olumlu etkilerini yaklaşık 7 gün içinde hissetmek mümkündür. Maksimum faydanın ortaya çıkması ise yaklaşık 1 ay sürmektedir.
Sığır kuyruğu otu alırken, açıkta kalmamış ve son kullanma tarihi yazan ürünleri tercih etmelisiniz.
Web sayfamızda yer alan bilgiler, bireyleri teşhis ya da tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Herhangi bir tanı ya da tedavi işlemi için muhakkak doktorunuza başvurunuz. Sitemizde bu bitkinin tedavi edici sağlık hizmetlerine dair bilgiler bulunmamaktadır.